Anasayfa » Kurumsal » Kenti 'Kültür Karıncaları' Bastı! - Radikal Gazetesi 15.06.2009

Kenti 'Kültür Karıncaları' Bastı! - Radikal Gazetesi 15.06.2009

2002'den bu yana ilköğretim öğrencilerine kent kültürü bilincini aşılayan 'Kültür Karıncaları Projesi', Europa Nostra ödülünün sahibi oldu. Binlerce çocuğa kent ve kültürün ne demek olduğunu anlatan projenin amacı, daha çok çocuğa ulaşmak

 

Prof. Dr. Lütfiye Eroğlu

 

İSTANBUL - Naciye, Canan, Salih, Mücella ve Zübeyde... Onlar kültürel mirasa duyarlılığı artırmak ve kent kültürü bilinci oluşturmak amacıyla, Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı tarafından hazırlanan ‘Kültür Karıncaları Projesi’nin ‘karıncalarından’ sadece beşi. 2002 yılından bu yana 11-13 yaş grubundaki çocuklara kültür ve kent bilinci alanında eğitim verilmesini sağlayan bu projeyle onlar gibi binlerce çocuk kendi deyişleriyle söylersek ‘eskiden yanından geçip gittikleri tarihi eserlere bakmayı, onları anlamayı hatta dokunup koklamayı’ öğrendi. Europa Nostra ödüllü projenin yürütücüsü Prof. Dr. Lütfiye Eroğlu ve öğrencilerle buluşup projeyikonuştuk.

 

Nasıl bir eksiklikten doğdu Kültür Karıncaları?

Gelecek nesillerin kent kültürü hakkında daha bilinçli olabilmesi için 2002’de başlattık. Özellikle yeni göç almış semtlerde oturan öğrencilerle, daha gelişmiş sosyal çevrede yaşayan, proje için özel eğitimden geçmiş üniversiteli veya meslek sahibi gönüllü gençlerin birlikle sürdürdüğü projemiz, toplumsal barış ve kültürlerarası diyalogun sağlanmasının yanı sıra kültürel değerlerin benimsenmesi ve korunmasına katkı sağlıyor. Ülkemiz kültürel miras açısından çok zengin ama bunu korumayı bilmiyoruz. Biz kültürü koruyacak olan kişilerin çocuklar ve gençler olduğunu düşünüyoruz.

 

Çocuklarda nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?

Biz bu projeyi özellikle uzun tutuyoruz. Yani bir çocuğu alıp iki üç ayda bırakmıyoruz. Ona yıllarca sürecek bir eğitim veriyoruz. Sadece teorik bilgiyle yetinmiyoruz. Çocuklar gönüllü gençlerle birlikte kent sokaklarını geziyor ve öğreniyor.

 

Çocuklar neler öğreniyor?

Öncelikle tarihi eserlerin yoğun olduğu bölgelerde geziler yapıyor ve oradaki eserler hakkındaki bilgileri ezberlemeden görerek anlayarak öğreniyorlar. Öğrendikleriyle ilgili duygularını yazıyor ya da resimler de yapıyorlar. Hem kiliseleri hem camileri gezip, İstanbul’un çok renkli yapısını anlama imkânına sahip oluyorlar. Projeler yapıyorlar. Örneğin hayallerindeki kenti, mahalleyi tasarlıyorlar. Onlar için ideal kent yapısını ortaya çıkarıyorlar. Ve bütün bunları yaparken kent kültürüyle ilgili pek çok şey öğreniyorlar.

 

Karıncalar anlatıyor

Salih Demirkaya (Kadriye Mehmet Koparan İlköğretim Okulu): Projeden önce kültürle ilgili hiçbir şey bilmiyordum. Projeden sonraysa ben eski ben değilim, arkadaşlarıma anlatacağım bilgilerim var. İstanbul’u gezerken sorunları da görüyoruz tabii ki. Bence İstanbul’un en büyük sorunu su. Su sorununu çözmek için su tabancalarının kalkması gerekiyor. Yaz geldiği zaman biz de dayanamayıp alıyoruz, dolduruyoruz içini arkadaşlarımızla oynuyoruz, birbirimize sıkıyoruz, su gidiyor. Eğer su tabancaları olmazsa daha çok su tasarrufu yapılabilir.

 

Mücella Özbolat (Kadriye Mehmet Koparan İ.Ö.O.): Bir yıldır bu projedeyim. Müzeleri hiç sevmezdim. Ama geziler gerçekten çok eğlenceliydi. Bazı tarihi olayları yanlış bildiğimi anladım. Şimdi bilinçlendim. Bir de bizden proje sırasında renk tutmamızı istemişlerdi. Ben kırmızıyı tuttum çünkü kırmızı sevmek anlamına gelir. Ben Türkçe öğretmeni olmak istiyordum ama şimdi tarihe ve kültüre de ilgim arttı. İlerde ben de gönüllü olmak istiyorum.

 

Canan Savan (Tevfik Kut İ.Ö.O): Kültür mirasımızı nasıl koruyacağımızı öğrendik. Tarihi eserlerin, müzelerin, camilerin önemini öğrendik. Ben Kumkapı’da yaşıyorum ve yaşadığım yerin önemini, tarihi dokusunu artık biliyorum.

 

Naciye Bağatur (Tevfik Kut İ.Ö.O.): Ben Sultanahmet’te oturuyorum. Projeye katıldıktan sonra, “Sultanahmet’e gidiyoruz” denilince, “Ayy, yine mi Sultanahmet!” dedim ama hata yaptığımı anladım. Eskiden yanından geçip gittiğim yerlerin önemini anladım. Artık oraları bilerek geziyorum.

 

Zübeyde Bayrak (Kadriye Mehmet Koparan İ.Ö.O): Bize beş duyumuzu kullanarak tarihi anlamamızı öğrettiler. Galata Kulesi’ne gittiğimizde önce duvarlara dokunduk. Sonra taşları kokladık, baktık. Hiçbir şeyi ezberlemiyoruz. Tarihi yapıların önemini öğreniyoruz. Cami ve kilisenin birlikte yan yana olmasının önemini, yaşadığımız kentin nasıl bir tarihi olduğunu artık biliyoruz. Eskiden kitapkan ezberlerdik.

Duyurular

Olağan Genel Kurul 2017

Olağan Genel Kurul 2017

Kültür Karıncaları Tarihi Yarımada'da

Kentin Tarihinin Katmanları Arasında...

KUZGUN ACAR'DAN İLHAMLA MASK TİYATROSU: PUNTA ATMAK

Türkiye'nin öncü heykeltıraşlarından Kuzgun Acar'ın 1967'de İstanbul Manifaturacılar Çarşısı'na yerleştirilen Kuşlar - Soyut Kompozisyon isimli eserini...

''Kuzgun'un Kuşları''...

Restorasyonun Ardından Yeniden İstanbulluların Huzurunda






Bizden Haberdar Olun!



Barbaros Bulvari Pinar Apt. 163/7 34349 Balmumcu / Istanbul
T: +90 212 3472425 F: +90 212 3472426
E-Posta: [email protected]